30 Haziran 1911, Fram için Roald Amundsen’in ifadesiyle “kırmızı harflerle yazılacak” bir gündü; çünkü gemi o gün daha önceki rotasını yeniden keserek dünya çevresindeki seyrini teknik olarak tamamladı. Bu, doğrudan bir kutup zaferi gibi görünmese de, tarihin en ünlü araştırma gemilerinden birinin dayanıklılığını ve sefer disiplinini gösteren simgesel bir andı. Fram, yalnızca insanları buzun kıyısına taşıyan bir araç değil, kutup keşiflerinin güvenilir omurgası haline gelmişti. Bu yüzden 30 Haziran kaydı, Antarktika tarihine sessiz ama ağır bir iz bırakan denizcilik anlarından biri sayılır.