4 Ağustos 1972’de, Dünya’ya ulaşan aşırı güçlü güneş proton akımı, özellikle manyetik alan çizgilerinin açık olduğu kutup bölgelerinde yoğunlaşarak stratosfer ve mesosferde belirgin kimyasal bozulmalara yol açmıştır.
Bu olay sırasında Arktik ve Antarktika üzerinde ölçülen yüksek enerjili parçacıklar, ozon yoğunluğunda hızlı ve bölgesel düşüşlere neden olmuş ve kutupların uzay-hava olaylarına karşı en hassas alanlar olduğunu bilimsel olarak ortaya koymuştur. Elde edilen gözlemler, güneş kaynaklı fırtınaların kutup atmosferi üzerindeki etkilerini modelleyen modern uzay-hava ve iklim etkileşim çalışmalarının temel referanslarından biri hâline gelmiştir.
