AK FIRTINAKUŞU
Ak fırtınakuşu, 35-45 cm boya ve 75-95 cm kanat açıklığına sahip bir deniz kuşudur. Bembeyaz gövdesi ve küçük siyah gagasıyla dikkat çeker. Dünyanın en güneyinde üreyen kuşlardan biri olup, kışın bile deniz buzu kıyılarını terk etmemesi nedeniyle Antarktika’nın en karakteristik türleri arasında yer alır. Bu tür, deniz buzu örtüsünün %10-50 oranında olduğu, denize yakın bölgelerde yaşar. Yuvalarını Antarktika ana karasının iç kısımlarında, kıyıdan 440 km uzaklığa ve 2500 metre yüksekliğe kadar kurabildiği gözlemlenmiştir. Genellikle kaya kovuklarını tercih eder ve yuva girişini hâkim rüzgâr yönüne açar. Bunun, yuvanın karla kapanmasını engellemek için olduğu düşünülmektedir. Yavruların ölüm nedenleri arasında en önemli faktörlerden biri yoğun kar yağışı sonucu yuvaların kar altında kalmasıdır. Yetişkin bireyler yavrularını beslemek için 40-70 saat sürebilen uzun beslenme uçuşları yapar. Beslenmelerinde ağırlıklı olarak kril ve kalamar bulunur; ancak fırsat bulduklarında leşlerle de beslenebilirler. Yaklaşık 20 yıl yaşayabilen ak fırtınakuşları, yaşamlarının büyük kısmını yuvalama alanlarının çevresinde geçirir. Günümüzde popülasyonlarının yaklaşık 4 milyon olduğu tahmin edilmektedir ve genel olarak dengededir. Ancak iklim değişimi nedeniyle deniz buzunun azalması ve kril miktarındaki düşüş, gelecekte bu tür için tehdit oluşturabilir. Yapılan gözlemler, bu kuşların yaşam döngüsünün şimdiden iklim değişiminden etkilenmeye başladığını göstermektedir.
3.AK KINGAGA (Chionis albus)
Ak kıngaga, 38-40 cm boyunda, 560-810 gram ağırlığında ve 76-84 cm kanat açıklığına sahip bir kuş türüdür. Antarktika’da yaşayan ve perde ayaklı olmayan tek kuş olmasıyla dikkat çeker. Beyaz gövdesi ve iri gagası vardır; görünüşü ve davranışları beyaz bir güvercini andırır. Bu türün üreme alanları Antarktika Yarımadası ve Güney Amerika’nın en güney bölgeleridir. Kış aylarında ise daha kuzeye, Arjantin’e kadar göç edebilirler. Dinlenmek için gemilere kondukları gözlemlenmiş, hatta bazı bireylerin Avrupa’ya kadar ulaştığı kaydedilmiştir. Ak kıngagalar genellikle penguen kolonileriyle aynı bölgelerde yaşar ve yaşam döngüleri büyük ölçüde bu kolonilere bağlıdır. Yuvalarını penguen yuvalarının çevresinde buldukları yosun, çakıl ve kemik gibi malzemelerle oluştururlar. Beslenmeleri oldukça farklıdır. Penguenlerin yavrularına getirdiği besinlerden, ölü yavrulardan, yumurtalardan ve hatta penguen dışkılarından yararlanırlar. Ayrıca fokların doğum yaptığı deniz buzları üzerinde, plasenta ve av artıklarıyla beslendikleri de gözlemlenmiştir. Hatta bazı durumlarda fok sütü ile beslendikleri bile kaydedilmiştir. Üreme dönemi dışında ise kıyıdaki yosunlar arasında besin ararlar. Ak kıngagalar, Antarktika kuşları arasında oldukça meraklı ve uysal bir tür olarak bilinir. İnsanlara yaklaşarak onları incelemeye çalışabilirler. 20. yüzyılın başlarında avcılık nedeniyle sayıları azalmış olsa da günümüzde av baskısı bulunmamaktadır ve popülasyonlarının dengede olduğu düşünülmektedir.