Antarktika
ANTARKTİKA
Karakterler
- Kardelen
- Ayaz
- Araştırmacı Selim
- Araştırmacı Ece
Metin
Kardelen ve Ayaz Antarktika ile ilgili bir haber görürler ve Antarktika’da hiç kalıcı nüfusun olmaması dikkatlerini çeker. Bu yüzden Antarktika’yı görmeye karar verirler.
KARDELEN: Aaa Ayaz akşam haberleri seyrettin mi?
AYAZ: Evet seyrettim.
KARDELEN: Antarktika hakkında da bir haber vardı, o zaman onu da görmüşsündür.
AYAZ: Evet evet gördüm. Kalıcı bir nüfus yokmuş sanırım, sadece araştırma yapmak için gidiyorlarmış.
KARDELEN: Aynen öyle. Çok soğuk olduğu için orada kalıcı bir nüfus bulunmuyormuş.
AYAZ: Tamam ama burası da şu anda çok soğuk ama biz yaşayabiliyoruz.
KARDELEN: Ohooo Ayaz, buranın soğuğu Antarktika’nın yanında hiç kalır.
AYAZ: Nasıl yani, o kadar mı soğuk?
KARDELEN: Yani evet, bahsettiklerine göre o kadar soğuk.
AYAZ: Bak ne diyeceğim, gidip görmeye ne dersin?
KARDELEN: Aslında çok iyi olur biliyor musun, hem Türk araştırma istasyonlarını da görmüş oluruz.
AYAZ: Eee ne duruyoruz o zaman, hadi hazırlanalım.
KARDELEN: Tamam ama uçak bileti almamız gerek, biliyorsun değil mi?
AYAZ: Tabii ki biliyorum. Gemi ile gitsek aylar sürer, o yüzden bence de uçak en iyisi.
KARDELEN: Aynen öyle. Gemi ile gitseydik eğer rotamızı Atlas Okyanusu’na çevirip okyanusu aşacaktık ve Antarktika kıtasına giderken sağımızda Güney Amerika sahilleri, solumuzda Afrika sahilleri olacaktı ama şimdi sadece Afrika’nın üstünden uçarak gideceğiz.
AYAZ: Eee o zaman iyi ki uçakla gidiyoruz. Hadi daha fazla beklemeden gidelim.
Havaalanında
(Havaalanına gelirler ve uçağa binerler. Antarktika’ya yaklaştıklarında.)
KARDELEN: Aaa Ayaz çabuk camdan şuraya bak.
AYAZ: Ne oldu Kardelen?
KARDELEN: Hadi soru sorma da şuraya bir bak.
AYAZ: (Şaşkınlıkla) Yok artık, bu buzlar da ne böyle? Uçağa binmekle çok iyi yapmışız, yoksa gemi ile bunları geçemezdik.
KARDELEN: Bunlar Antarktik Okyanusu’nu kaplayan buzlar ve merak etme, gemi ile gelmiş olsaydık buzulları buz kıranlar ile kırarak ilerleyebilirdik.
AYAZ: Aaa tamam, şimdi anladım. Neden çabuk bak dedin o zaman?
KARDELEN: (Gülerek) Neredeyse geldiğimizi göstermek için camdan bak demiştim.
AYAZ: Yaklaştık demek.
Kıtaya Varış
(Uçaktan inerler ve kıtaya ayak basarlar.)
KARDELEN: Her yer buz, ne kadar da harika değil mi?
AYAZ: (Titreyerek) Evet kesinlikle öyle ve çok soğuk.
KARDELEN: (Gülerek) Ben sana buranın soğuğu başka bir yere benzemez demiştim.
AYAZ: (Titreyerek) Haklıymışsın, gerçekten de öyleymiş.
KARDELEN: İyi ki vücut ısımızı koruyacak özel giysilerimiz var ya, yoksa bu soğuğa dayanamazdık.
AYAZ: (Güler) Ben ona rağmen üşüyorum ama neyse.
KARDELEN: Yürü hadi yürü, azıcık hareket edersen ısınırsın.
AYAZ: Tamam, geldim geldim.
(Kıtanın üstünde yürürler.)
KARDELEN: (Hayranlıkla) Harika bir yer değil mi yaa.
AYAZ: Evet harika ama sanki biraz fazla buzlu.
KARDELEN: Eee Ayazcım, burası 5. büyük kıta olan Antarktika; yaklaşık olarak %98’i kalınlığı 1,9 km olan buzullarla kaplı. Ayrıca dünyanın en kurak, en rüzgârlı, en soğuk ve en buzlu kıtası olarak da öne çıkar.
AYAZ: Ooo Kardelen, bakıyorum da dersine çalışıp gelmişsin.
KARDELEN: Ehh, tabii ki gelmeden birazcık araştırmıştım.
(Gülerler.)
Türk Araştırma İstasyonunda
(Buzullarda dalgalanan bir Türk bayrağı görürler.)
AYAZ: Kardelen şuraya bak, Türk bayrağı var.
KARDELEN: Aaa evet, sanırım Türk araştırma merkezine geldik.
AYAZ: Eee ne duruyoruz, hadi gidelim hemen.
(Türk araştırma istasyonuna giderler ve birkaç kişi vardır.)
KARDELEN: Merhabalar.
ARAŞTIRMACI SELİM: Merhabalar gençler. Ne yapıyorsunuz burada? Buraya nasıl geldiniz? Bu yaşta Antarktika’ya gelmek pek alışılmış bir şey değil.
AYAZ: Merhaba! Biz haberlerde Antarktika’nın ne kadar soğuk ve ıssız olduğunu duyduk. Hiç nüfus olmadığını öğrenince çok merak ettik. Kardelen’le birlikte buraya gelip her şeyi öğrenmek istedik.
ARAŞTIRMACI ECE: Bu gerçekten cesur bir karar olmuş! Ama burası düşündüğünüzden çok daha zorlu bir yer.
KARDELEN: Antarktika’da hiç insan yaşamıyor diye biliyoruz. O yüzden siz burada araştırma yapıyor olmalısınız?
ARAŞTIRMACI SELİM: Doğru, burada kalıcı bir nüfus yok. Ama dünyanın birçok ülkesinden bilim insanları araştırma yapmak için üslerde bulunuyor ve evet haklısın, biz de Türkiye’nin Antarktika’da kurduğu bilim üssünde görevliyiz.
AYAZ: Ne tür araştırmalar yapıyorsunuz?
ARAŞTIRMACI ECE: İklim değişikliği, buzulların erimesi, okyanus akıntıları, buradaki canlılar… Kısacası Antarktika, dünyanın geleceğini anlamamız için çok önemli bir yer.
KARDELEN: Buzulların erimesi mi? O nasıl bir sorun yaratıyor?
ARAŞTIRMACI SELİM: Buzulların erimesi, deniz seviyelerinin yükselmesine neden oluyor. Bu da kıyı şehirlerini tehlikeye atıyor. Ayrıca eriyen buzullar, atmosferdeki karbondioksit miktarını etkileyerek iklim değişikliğini hızlandırıyor.
AYAZ: Vay! Yani Antarktika sadece soğuk bir yer değil, dünyamız için çok önemli bir bölge!
ARAŞTIRMACI ECE: Kesinlikle! Bu yüzden burayı korumamız gerekiyor. Antarktika’nın korunması için uluslararası anlaşmalar var. Burada doğal kaynakların kullanılması yasak.
KARDELEN: Peki burada yaşayan hayvanlar var mı?
ARAŞTIRMACI SELİM: Evet, burada penguenler, foklar ve bazı kuş türleri yaşıyor. Ayrıca buzulların altındaki okyanuslarda mikroskobik canlılar var. Onlar ekosistemin temelini oluşturuyor.
AYAZ: Penguenleri görmek isterim! Çok tatlılar!
ARAŞTIRMACI ECE: Eğer sabırlı olursanız, üssün yakınında bir penguen kolonisi görebilirsiniz. Ama sakın onları rahatsız etmeyin, tamam mı?
KARDELEN: Tamam! Peki burada yaşamak zor mu?
ARAŞTIRMACI SELİM: Çok zor. Sıcaklık bazen -60 dereceye kadar düşüyor. Gıda ve su kaynaklarımız sınırlı. Ayrıca her şey kar ve buz olduğu için hareket etmek bile zor.
AYAZ: Yani buraya gelmek kolay bir şey değil. Ama burada olmak ne kadar heyecan verici!
ARAŞTIRMACI ECE: Evet, bilim insanı olmak bazen böyle zorlu yerlere gitmeyi gerektiriyor. Ama her gün yeni bir şey öğrenmek çok keyifli.
KARDELEN: Biz de burada olduğumuz süre boyunca sizden bir şeyler öğrenebilir miyiz?
ARAŞTIRMACI SELİM: Tabii ki! Eğer öğrenmeye bu kadar hevesliyseniz, size Antarktika’nın sırlarını göstermekten mutluluk duyarız.
AYAZ: Harika! Bu maceramız çok şey öğretecek gibi görünüyor.
ARAŞTIRMACI ECE: Öyleyse, hazır mısınız?
KARDELEN VE AYAZ: (Heyecanla) Hazırız!
Antarktika’yı Keşfederler
(Kardelen ve Ayaz, Türk araştırmacılarla birlikte Antarktika’nın gizemlerini keşfetmeye başlar. Dışarı çıktıklarında gözlerinin önünde uçsuz bucaksız beyaz bir manzara uzanmaktadır.)
ARAŞTIRMACI SELİM: İşte Antarktika’nın kalbi! Burada gördüğünüz beyazlık, sadece kar değil. Altında binlerce yıl boyunca birikmiş buzullar var.
KARDELEN: (Hayranlıkla) Burası o kadar sessiz ki! Sanki zaman durmuş gibi.
ARAŞTIRMACI ECE: Doğru söylüyorsun. Antarktika, dünyanın en izole yerlerinden biri. Ama bu sessizliğin ardında çok şey saklı.
AYAZ: Mesela ne saklı?
ARAŞTIRMACI ECE: Buz tabakalarının içinde, geçmiş bin yılların hava durumu kayıtları var. Biz bu buzları inceleyerek dünyanın iklim tarihini öğreniyoruz.
ARAŞTIRMACI SELİM: Ayrıca burası, bilim insanlarının uzay araştırmaları için bir laboratuvar gibi. Çünkü Antarktika’nın koşulları, başka gezegenlerin koşullarına çok benziyor.
AYAZ: (Şaşkınlıkla) Yani burada çalışarak başka gezegenler hakkında bilgi mi ediniyorsunuz?
ARAŞTIRMACI SELİM: Aynen öyle. Mars’ta veya Jüpiter’in uydusu Europa’da yaşam olasılığını anlamak için buradaki mikroskobik canlıları inceliyoruz.
KARDELEN: (Gülümseyerek) Harika! Bizim buraya gelmekle ne kadar doğru bir şey yaptığımızı şimdi daha iyi anlıyorum.
ARAŞTIRMACI ECE: Bilime olan ilginiz bizi çok mutlu etti. Sizin gibi gençlerin doğayı ve dünyayı koruma konusunda bilinçli olması geleceğimiz için çok önemli.
AYAZ: Peki penguenlere ne zaman bakabiliriz?
ARAŞTIRMACI SELİM: (Gülerek) Hemen şimdi! Bakın, ileride bir grup penguen toplanmış.
(Kardelen ve Ayaz, gösterilen yöne doğru bakar ve birkaç penguenin birbirine sokulmuş halde yürüdüğünü görür.)
KARDELEN: (Heyecanla) Gerçekten penguenler! Hayalim gerçek oldu!
AYAZ: (Gülerek) Onlar da bizim kadar üşüyor gibi görünüyor.
ARAŞTIRMACI ECE: Onlar soğuğa çok dayanıklıdır. Tüyleri ve vücut yapıları onları korur. Ama çevresel değişiklikler onların yaşam alanlarını tehdit ediyor.
KARDELEN: Demek ki bizim onları korumamız gerekiyor.
ARAŞTIRMACI SELİM: Kesinlikle doğru! Antarktika, sadece buradaki canlılar için değil, tüm dünya için önemli. Hepimizin bu bilinci taşıması lazım.
AYAZ: Peki penguenler sadece Antarktika’da mı yaşıyorlar?
ARAŞTIRMACI ECE: Penguenlerin sadece Antarktika’da yaşadıkları düşünülse de Güney Yarımküre’deki dört farklı kıtada da görülürler. Toplamda 18 farklı penguen türü bulunur ve bunların sadece beşi Antarktika kıtasında bulunur.
KARDELEN: Aaa ben sadece burada yaşıyorlar diye biliyordum. İyi ki şimdi doğrusunu öğrendim.
AYAZ: Burada yaşayan başka hayvanlar yok mu, sadece penguenler mi var?
ARAŞTIRMACI SELİM: Hayır, sadece penguenler yok. Balinalar ve foklar da Antarktika’da yaşarlar. Özellikle kambur balinalar Antarktika sularında sıkça karşılaşılan bir türdür.
Antarktika Hakkında Öğrenirler
KARDELEN: Ne güzel, bu soğukta başka canlıların da yaşaması harika bir şey.
AYAZ: Benim aklıma takılan bir şey var. Antarktika tam olarak nasıl bir kıta oluyor şimdi?
ARAŞTIRMACI ECE: Şimdi Ayazcım şöyle; Antarktika coğrafi, politik ve bilimsel olarak benzersiz bir kıtadır. Diğer kıtalar ile arasındaki mesafeden dolayı en uzak, tehlikeli bir kıta olmasının yanı sıra en el değmemiş, en az gelişmiş ve yerli nüfusa sahip olmayan tek kıtadır.
ARAŞTIRMACI SELİM: Aynı zamanda Antarktika kıtası, Güney Yarımküre’nin en alt kısmında yer alan buzlarla kaplı bir kara parçasıdır. Dünyanın en soğuk ve en parlak yeridir. Kıtanın etrafını saran Antarktika Okyanusu, Güney Okyanusu olarak da bilinir.
KARDELEN: Antarktika’yı nasıl bulmuşlar peki? Yani bu soğuk yere neden gelmişler ki?
ARAŞTIRMACI ECE: Antarktika 1773 yılında Antarktika Çemberi’ni geçen ve kıta çevresini gemi ile dolaşmış olan James Cook tarafından keşfedildi. İlk varış ise 1895’te Norveçli balina avcısı Roald Amundsen tarafından gerçekleştirilmiştir.
AYAZ: Antarktika ne anlama geliyor yani, neden Antarktika demişler?
ARAŞTIRMACI SELİM: Antarktika, Arktik’in karşısında anlamına gelmektedir. Ayrıca “Uluslararası Kıta” olarak da kabul edilen Antarktika, dünya çapında bir işbirliği, barış ve bilimsel keşif yeridir.
KARDELEN: Dünyanın her yerinden araştırma yapmak için gelenler varsa burada bir sürü araştırma istasyonu var o zaman.
ARAŞTIRMACI ECE: Şu anda kıtaya dağılmış, dünyanın her kıtasından 29 ülkeyi temsil eden 70 kalıcı araştırma istasyonu bulunmaktadır.
AYAZ: Türkiye ne zamandan beri bu ülkelerin arasına girmiş peki?
ARAŞTIRMACI SELİM: Gençler, zorlu iklim koşulları nedeniyle sürekli yaşamanın mümkün olmadığı Antarktika kıtası barış ve bilime adanmış ve istisnai statüsü, çeşitli yasal düzenlemelerle uluslararası hukuk bağlamında güvence altına alınmıştır. Bir Antarktika Antlaşması imzalanarak 1961 yılında yürürlüğe girmiştir.
ARAŞTIRMACI ECE: Türkiye ise bu antlaşmaya 1995 yılında taraf olmuş ve Antarktika Antlaşması’na 2023 yılı itibarıyla taraf olan devlet sayısı 56’dır.
KARDELEN: Türkiye’nin de bu devletler arasında olması ne kadar da gurur verici.
AYAZ: Kesinlikle, özellikle de sizleri burada görmek harika bir duygu.
ARAŞTIRMACI SELİM: İnanın biz de çok gururlu ve mutluyuz. Sizin de böyle düşünmeniz bizim için çok değerli.
İklim ve Coğrafya
(Buzullar arasında yürümeye devam ederler.)
KARDELEN: Antarktika ne kadar da büyük bir yer ya.
ARAŞTIRMACI ECE: Antarktika Güney Kutbu’nda yer alır ve Güney Yarımküre’de neredeyse tamamen Güney Kutup Dairesi’nin içinde bulunmaktadır.
AYAZ: Vayy o kadar büyükmüş demek.
KARDELEN: Madem o kadar büyük ve buzullardan oluşuyor, dünyamızdaki tatlı suların çoğunu buzullar oluşturuyor diye biliyorum. O halde Antarktika tatlı su bakımından zengin bir kıta mı?
ARAŞTIRMACI SELİM: Harikasın Kardelen, çok önemli bir noktaya değindin. Antarktika, dünyadaki tatlı suların %70’inden fazlasını buz halinde barındıran en soğuk, en rüzgârlı ve en kurak kıtadır. Kalın buz tabakasına rağmen, Antarktika’daki nem miktarı ve yıllık yağış miktarı oldukça düşüktür. Bu duruma rağmen sıcaklıkların tüm yıl boyunca donma noktasının altında olması, kıtadaki binlerce ve milyonlarca yıl boyunca kar birikmelerine ve buzlaşmalara neden olarak kalın buzulları meydana getirmiştir.
AYAZ: Herhangi bir sıcaklık artımında bu buzullar erirse ne olur?
ARAŞTIRMACI ECE: Antarktika buzullarının tümü eriyecek olursa, küresel deniz seviyelerini yaklaşık 60 metre yükseltmeye yetecek kadar su takviyesi sağlayacağı öngörülmektedir.
KARDELEN: O zaman bu seviyenin altında kalan yerler su altında kalacak öyle mi?
ARAŞTIRMACI SELİM: Evet Kardelen, maalesef ki öyle.
AYAZ: Buradaki en düşük sıcaklık kaç olmuştur acaba? Hiç ölçmüşler midir?
ARAŞTIRMACI SELİM: Antarktika’daki sıcaklıklar günümüzde uydular aracılığı ile de kaydedilmekte ve takip edilmektedir. Bu ölçümlere göre Antarktika’daki en düşük sıcaklık -94,7 °C olarak tespit edilmiştir.
ARAŞTIRMACI ECE: Antarktika’nın bu derece soğuk olmasının altında enlem ve güneş ışınlarının geliş açılarının yanında, kıtasal albedo ve basınç sistemlerinin etkisi de oldukça önemlidir.
KARDELEN: (Şaşkınlıkla) Yok artık, -94 derece ne demek! Dondurucu bir soğuk.
AYAZ: Valla artık bu koruyucu giysiler bile bizi korumaya yetmezdi. İlk adımımızda donardık.
(Gülerler.)
KARDELEN: Benim aklıma bir şey takıldı. Albedo ne demek? Az önce söylemiştiniz.
ARAŞTIRMACI ECE: Şöyle canım; albedo, bir cismin üzerine gelen ışınları geri yansıtabilme kapasitesidir. Örneğin, bembeyaz yüzeyler ışınları tamamen geri yansıtırken, simsiyah yüzeyler hiç yansıtma yapmadan ışınların tamamını soğurur. Kutuplarda deniz buzları, buzullar ve karla kaplı alanlar dünyaya gelen güneş ışınlarını geri yansıtır.
KARDELEN: Aaa anladım, Antarktika o yüzden bu kadar soğuk oluyor demek. Gelen güneş ışınlarını hemen geri yansıttığı için.
AYAZ: Harika yaa! Ben buraya bayıldım. Sadece birazcık hasta olma tehlikem var ama onun dışında müthiş bir yer.
Dağlar ve Küresel Isınma
(Sıradağları görürler.)
KARDELEN: Ne kadar da yüksek dağlar varmış.
ARAŞTIRMACI SELİM: Antarktika, ortalama 2.500 m yüksekliğindeki çok sayıda sıradağın bulunduğu ve dünyadaki ortalama yükselti değerinin en yüksek olduğu kıtadır. Hatta Transantarktik Dağları, Doğu ve Batı Antarktika arasındaki en uzun sınırı oluşturmaktadır.
AYAZ: Doğu ve Batı Antarktika mıı? Nasıl yani?
ARAŞTIRMACI ECE: Bilmiyor muydunuz?
KARDELEN: Hayır bilmiyorduk. Nedir bu Doğu ve Batı meselesi?
ARAŞTIRMACI ECE: Antarktika, Ross Denizi ve Weddell Denizi arasında uzanan Transantarktik Dağları tarafından ikiye bölünmüştür. Weddell Denizi’nin batısındaki ve Ross Denizi’nin doğusundaki kısmı Batı Antarktika; geri kalan kısmı ise Doğu Antarktika olarak ayrılmıştır.
AYAZ: Bir tane dağ koskoca adayı ikiye ayırıyor ve Batı, Doğu Antarktika oluşuyor öyle mi?
KARDELEN: Aynen öyleymiş Ayaz. Doğanın harikaları bitmiyor değil mi?
AYAZ: Bitmesin zaten, ben her bir harikasına da hayran kalıyorum. Kim bilir bizim bilmediğimiz daha neler vardır.
ARAŞTIRMACI SELİM: İşte biz de bu bilinmeyenleri keşfedip öğrenmek için buradayız.
KARDELEN: Peki küresel ısınma Antarktika’yı nasıl etkiliyor?
ARAŞTIRMACI ECE: Küresel sıcaklıkların artışı esasen Antarktika’nın bir kısmının ısınmasına neden olmuştur. Bu artış temelde Antarktika Yarımadası’nda özellikle güçlü bir artış olarak kaydedilmiştir. 20. yüzyılın ikinci yarısında Antarktika Yarımadası dünya üzerinde en hızlı ısınan yer olmuş, onu yakından takip eden kesim ise Batı Antarktika olmuştur. Öte yandan Doğu Antarktika ise geçen yüzyıl çok küçük bir ısınma yaşamıştır.
ARAŞTIRMACI SELİM: Arkadaşlar ayrıca Antarktika üzerinde düşük ozon konsantrasyonu yani “ozon deliği” olan geniş bir alan mevcuttur. Bu delik neredeyse tüm adayı kaplayacak büyüklüktedir. Ozon deliği, ozonun diğer gazlara ayrışmasını sağlayan kloroflorokarbonların atmosfere salınmasına bağlanmaktadır. 2019’da kutup girdabını zayıflatan ve dolayısıyla daha sıcak kutup stratosferinden dolayı önceki 30 yılın en düşük basınç ve yerleşim alanına sahip girdabına neden olan koşullar görülmüştür. Bu durum ise hızlı ozon kaybına neden olan kimyayı mümkün kılan kutupsal stratosferik bulutların oluşum sürecini de azaltmıştır.
AYAZ: O zaman bunların önüne geçmek için daha dikkatli olmalıyız.
KARDELEN: Evet kesinlikle, hepimizin bu bilinci taşıması lazım.
ARAŞTIRMACI SELİM: Evet gençler, küresel ısınma gibi sorunların önüne geçmeliyiz. Ayrıca çevremizi temiz tutmamız, kutupların da temiz olması anlamına gelir. Dünyanın dört bir yanından denizlere ve okyanuslara atılan çöpler, okyanus akıntıları ile Büyük Okyanus’un ortasına sürüklenerek dev bir çöp adası oluşturmaktadır.
AYAZ: (Kendinden emin bir şekilde) Biz buradan döndüğümüzde arkadaşlarımıza her şeyi anlatacağız. Onlar da bu bilinci öğrenmeli.
ARAŞTIRMACI ECE: İşte bu, gerçek bir bilim elçisi olmak demek!
KARDELEN: (Gülümseyerek) Belki bir gün biz de sizin gibi araştırmacı olabiliriz.
ARAŞTIRMACI SELİM: İnanıyorum ki olabilirsiniz. Ve o gün geldiğinde belki Antarktika’nın yeni sırlarını siz keşfedeceksiniz.
Veda
(Araştırma istasyonuna geri dönerler.)
AYAZ: Bugün harika bir gündü. Sayenizde Antarktika’yı artık çok iyi biliyoruz.
KARDELEN: Her şey için çok teşekkür ederiz. Araştırmalarınızda başarılar dileriz.
ARAŞTIRMACI ECE: Umarım ileride sizleri aramızda görürüz gençler.
ARAŞTIRMACI SELİM: Sizin gibi gençlerin şimdiden kutuplara merak salması bizi çok mutlu etti.
AYAZ: Eee gözünüz arkada kalmasın. İleride sizin çalışmalarınızı en mükemmel şekilde ilerleteceğimden emin olabilirsiniz.
(Gülerler.)
KARDELEN: (Gülerek) Ah Ayaz, kendini övmesen olmaz değil mi?
AYAZ: Tabii ki olmaz. Kutupların doğası nasıl buzullarsa, benim doğam da kendimi övmek Kardelencim.
(Gülerler.)
KARDELEN VE AYAZ: Görüşmek üzereee!
Kardelen ve Ayaz, Antarktika’nın sessiz beyaz manzarasına bakarken içinde bulundukları dünyanın ne kadar büyük ve özel olduğunu bir kez daha hissederler. Araştırmacılar ile vedalaşıp uçaklarına binerek Uluslararası Araştırma İstasyonu olan Antarktika’dan ayrılırlar.