Arktik

ARKTİK

Karakterler

Metin

İstanbul’da yaşayan Ayaz ve Kardelen, bir gün Kardelen’in Kuzey Kutbu’nda yaşayan amcasının geleceğini öğrenir. Amca gelince çocuklara yaşadığı bölgeden bahseder. Anlatılanlar Ayaz ve Kardelen’in çok ilgisini çeker ve amca ile birlikte Grönland’a gitmeye karar verirler.

KARDELEN: Aaa Ayaz duydun mu? Amcam geliyormuş.

AYAZ: Amcan mı? Hangi amcan?

KARDELEN: Grönland’da olan amcam. Hani senin şu çok sevdiğin amcam.

AYAZ: Aaa gerçekten mi? Gelsin gelsin, özledik ya. Ne zaman gelecek, ben de görmek istiyorum.

KARDELEN: Bu akşam bizim eve gelecekmiş, sen de gel istersen.

AYAZ: Tabii ki isterim, çok iyi olur.

KARDELEN: Eee o zaman hadi gel, bize gidelim. Akşam olmak üzere zaten.

AYAZ: Tamam olur, gidelim.

Kardelen’in Evi

(Kardelen’in evine giderler.)

KARDELEN: Amcam da neredeyse gelmek üzeredir, yoldadır şimdi.

AYAZ: Hemen gelsin ya vallahi çok özledim.

KARDELEN: Sen bir de bana sor, çok heyecanlıyım göreceğim için.

(Kapı çalar.)

AYAZ: Koş koş, geldi sanırım.

KARDELEN: Ayy geldim geldim.

(Kapıyı açarlar.)

AMCA: Merhaba gençler, nasılsınız?

(Kardelen ve Ayaz sarılırlar.)

KARDELEN: İyiyiz amca, sen nasılsın? Nasıldı yolculuk?

AYAZ: Evet evet, ne yaptın, nasıldı, sevdin mi orayı?

AMCA: (Gülerek) Sakin gençler, iyiyim sağ olun. Güzeldi yolculuk. Ve Ayaz, sana gelirsek meraklı oğlum, Grönland gayet güzel, sadece buralara göre soğuk.

KARDELEN: Çok mu soğuk? Nasıl dayanıyorsun o kadar soğuğa?

AMCA: Evet soğuk ama yaşanılmayacak kadar değil elbette. Hem oranın iklimine göre giyindiğimiz için çok fazla üşüme ile ilgili sorunumuz olmuyor.

AYAZ: Hmm, soğuktan kendinizi koruyorsunuz yani.

AMCA: Aynen öyle Ayazcım.

KARDELEN: Orası nasıl bir yer peki? Her yerde buz var mı?

AMCA: Tabii ki de kutupta olduğu için soğuk ve ayrıca kıyı kesimlere gelirsek buzlar, karlar elbette var.

AYAZ: Şimdi orada foklar, kutup ayıları falan da vardır.

AMCA: Evet, kutup ayıları ve foklar da var, hatta kutup tilkileri bile var.

KARDELEN: Aaa gerçekten mi? Ne kadar güzel. Kar, buz, hayvanlar… Keşke biz de gidip görebilsek.

AYAZ: Hay çok yaşa Kardelen ya. (Güler.) Biz de gitsek keşke.

AMCA: Madem bu kadar çok görmek istiyorsunuz gençler Grönland’ı, giderken benimle beraber gelin. Göstereyim size. Hem Arktik güzel yerdir, sizin için de bir macera olur.

AYAZ VE KARDELEN: Arktik mii?

AMCA: Evet Arktik. Benim bulunduğum yer Kuzey Kutbu ve Kuzey Kutup Dairesi de Arktik’tir.

AYAZ: Vayy harikaymış. (Sevinçle.) O zaman Arktik’e gidiyoruz.

KARDELEN: Evet Ayaz gidiyoruz, anlaşılan öğreneceğimiz çok şey var.

(Gülerler.)

Yolculuk Hazırlığı

(1-2 hafta geçer ve yola çıkmak için hazırlanırlar.)

AMCA: Haydi gençler, yola koyulalım artık.

KARDELEN: Geldik amca.

AYAZ: O kadar yolu ne ile gideceğiz peki?

AMCA: Boğazdan gemiye bineceğiz gençler. Oradan da Çanakkale Boğazı’nı geçerek Ege’den Akdeniz’e ulaşacağız. Rotamızı batı yönünde ilerleterek Cebelitarık Boğazı’ndan Atlas Okyanusu’na açılıyoruz.

KARDELEN: Sonrasında da dosdoğru kuzeye giderek Arktik bölgesine ulaşıyoruz.

AMCA: Aferin benim kızıma. Bak şimdiden başladın öğrenmeye.

AYAZ: Evet Kardelen yine üstün zekâsıyla tüm olayı kaptı sanırım.

(Gülerler.)

AMCA: Hadi hadi, bu kadar gevezelik yeter, çabuk olun bakalım.

Arktik’e Varış

(Limana gelirler ve gemiye binerek yola koyulurlar. Sonra Arktik’e gelirler.)

AMCA: Evet gençler işte geldik, hadi hayırlı olsun.

AYAZ: Oh be sonunda geldik.

KARDELEN: Ayy ne kadar da soğukmuş.

AMCA: Evet soğuktur, ilk eve geldiğimde de demiştim. O yüzden kalın ve korunaklı giyindik.

AYAZ: İyi ki de öyle yapmışız, yoksa çok üşürdüm.

KARDELEN: Evet evet katılıyorum, iyi ki.

AYAZ: Amca bir şey soracağım. Bu Arktik bölgesini nasıl bulmuşlar ve buraya neden Arktik diyorlar?

AMCA: Hemen cevaplayayım Ayazcım. Arktik bölgesi, denizciler tarafından keşfedilerek isimlendirilen yerlerden biridir. Denizciler eski çağlarda rotalarını belirlemek için takım yıldızlarını takip ediyorlarmış.

KARDELEN: Peki neden Arktik demişler?

AMCA: Kutup Yıldızı, kuzey kutup noktasının yerini tam olarak işaret eden yıldızdır ve Küçük Ayı takım yıldızına aittir. Eski çağlarda yaşamış denizciler bu bölgeye, Eski Yunancada ayı anlamına gelen Arktos adını vermişler. Zamanla değişen bu sözcük günümüzde Arktik olarak kullanılmaktadır.

AYAZ: Demek bu yüzden Arktik deniyormuş. Peki Arktik, Kuzey Yarım Küre’nin hepsini mi kaplamakta?

AMCA: Tabii ki de hayır. Arktik bölgesi sadece Kuzey Yarım Küre’nin en üst kısmında yer alır ve Amerika, Asya ve Avrupa kıtalarının en uç noktalarıyla çevrilidir.

KARDELEN: Aaa evet, derste de görmüştük zaten. Kuzey Yarım Küre’nin hepsini kapsasa Türkiye’de yaşadığımız için biz de Arktik’te olurduk.

AMCA: Evet Kardelen aynen öyle. Kuzey Kutup Dairesi’nin kuzeyinde yer alıyor diyebiliriz ama.

AYAZ: Haa anladım. Başka Arktik ülkeleri var mı peki?

AMCA: Olmaz olur mu hiç. Ben size en büyük Arktik ülkelerini söyleyeyim; Rusya, Kanada, Grönland, Alaska, İskandinavya ve Svalbard en büyük Arktik bölgeleri arasındadır.

KARDELEN: Biz de o en büyüklerden birindeyiz desenize o zaman. (Güler.)

AYAZ: (Gülerek) Valla öyleymiş Kardelen.

Arktik’te Yaşam

KARDELEN: Eee burada benden başka yaşayanlar da var demiştin amca, hani neredeler?

AMCA: Aaa evet Kardelen, benim gibi buraya sadece çalışmak için gelenlerin dışında kalıcı bir nüfus da var.

AYAZ: Kim peki o kalıcılar?

AMCA: Kuzey Kutbu halkı olarak kabul edilen İnuitler, Kuzey Kutup Dairesi’nin 100 km güneyinde bulunan Grönland, Kanada ve Alaska’nın bu bölgelerinde yaşarlar.

KARDELEN: İnuitler mi? Onlar da kim?

AMCA: İnuitler, sizin bildiğiniz eskimolar gençler. Aman sakın ha onlara eskimo demeyin, hiç hoşlarına gitmiyor.

AYAZ: (Gülerek) Merak etme amca, demeyiz. Daha ilk günden kızdırmayalım kendimize.

(Gülerler.)

AMCA: Ha gençler bir de Arktik’te Kutup Yıldızı’na bakarak hangi enlemde olduğumuzu anlayabilirsiniz.

KARDELEN: Aaa harika, peki başka neler var?

AMCA: Mesela Kuzey Kutup Dairesi dünya haritasında 5 büyük enlemden biridir.

AYAZ: Yine en büyüklerden birinde bulunuyoruz o zaman. Eee bu mükemmel.

AMCA: Evet Ayaz. Şunu biliyor musunuz gençler; Kuzey Kutup Dairesi’nden kuzeye gidildikçe güneşin batmadığı en az bir gün vardır ve Kuzey Kutup Dairesi’nin uzunluğu yaklaşık 16.000 km’dir.

KARDELEN: Nasıl hiç güneş batmaz?

AYAZ: Gerçekten de nasıl batmıyor? Hiç gece olmayan bir gün mü olurmuş?

AMCA: Şimdi gençler, yaz gündönümünde Kuzey Yarım Küre Güneş’e doğru eğildiğinde kuzeyin bazı enlemlerinde güneş batmaz. Bu sınır Kuzey Kutup Dairesi’nin enlemini belirler.

KARDELEN: Haa anladım, demek o yüzden batmıyor.

AMCA: Aslında şöyle de söylenebilir; Güneş bu bölgede yılda en az bir kez, yani yaz gündönümünde 24 saat ufuk düzlemi üstünde; yılda en az bir kez de, yani kış gündönümünde 24 saat ufuk düzlemi altında konumlanır.

AYAZ: Vayy canına, çok ilginçmiş gerçekten.

KARDELEN: Evet ya gerçekten de öyleymiş.

Hayvanlar

AMCA: Eveeet! Gençler, şu çok merak ettiğiniz hayvanlardan birini görmeye ne dersiniz?

AYAZ: (Heyecanla) Harika olur derim.

AMCA: Eee hadi o zaman, düşün peşime.

(Kıyı kısmında buzulların bol olduğu bir bölgeye gelirler.)

KARDELEN: Aaa oradaki kahverengi olan şeyleri mi diyorsun amca? Ne ki onlar?

AMCA: Evet Kardelen, onlar.

AYAZ: Peki onlar ne, fok mu? Gerçi foklara göre çok büyükler.

AMCA: Fok değiller Ayaz, onlar morslar.

KARDELEN: Morslar mı? İsimleri çok garipmiş.

AYAZ: Bence de garipmiş. Mors ne ya, Mars gibi.

(Gülerler.)

KARDELEN: Pekâlâ, bunlar burada mı yaşıyorlar?

AMCA: Morslar, deniz aygırı olarak da bilinirler gençler. Bu canlıların 1 metreye kadar uzanabilen sivri dişleri vardır. Koyu kahverengi renkte olan bu canlılar genellikle deniz dibinde beslenirler ve koloni yani topluluklar hâlinde yaşarlar.

KARDELEN: Sevdim ben bu morsları. Aaa bakın biri suya giriyor, avlanacak sanırım.

AMCA: Doğru, evet, avlanmak için dalıyorlar.

AYAZ: Evdeyken şey demiştim; kutup ayıları ve kutup tilkileri de var mı?

AMCA: Ben de sana evet varlar demiştim.

AYAZ: Peki onları ne zaman görebileceğiz?

AMCA: Bakıyorum da yine merakın yerinde Ayaz.

(O sırada bir kutup tilkisi görürler.)

KARDELEN: Aaa bakın, orada yürüyen beyaz bir şey var.

AYAZ: Tilki! Tilki! Gerçekten de o.

KARDELEN: Ne kadar da zor belli oluyorlar. Etraf beyaz olunca o beyaz kürkleriyle kamufle olmuşlar resmen.

AMCA: Eee gelelim o zaman Arktik tilkilerine. Bunlar da sadece Arktik’te yaşayan canlılardır ve senin de dediğin gibi Kardelen, bu tilkilerin kürkü kışın beyaza, yazın ise kahverengi tonlarına dönüşerek doğada gizlenmelerine yardımcı olur.

AYAZ: Aaa aynı kutup ayıları gibi. Bir kitapta okumuştum. Kutup ayıları da beyaz kürkleri sayesinde kamufle oluyorlarmış ve böylelikle avlarına kolaylıkla yaklaşıyorlarmış.

AMCA: Aferin Ayaz aynen öyle. Kutupların en tanınmış canlıları olan kutup ayıları da sadece Arktik’te yani Kuzey Kutbu’nda yaşarlar. Kalın kürkleri ve yağ tabakaları ile kutup iklimine uyum sağlamışlardır. Karada çok hızlı koşabildikleri gibi denizde de çok iyi yüzerler.

AYAZ: Ooo işte bu. Benim favorim kutup ayıları oldu.

KARDELEN: Gerçekten de çok güzel canlılar ama maalesef geçen gün izlediğim belgeselde görmüştüm. Değişen iklim koşulları ve deniz buzlarının erimesi nedeniyle bu hayvanların nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıyaymış.

AMCA: Maalesef ki bu doğru gençler. Küresel ısınma dolayısıyla iklim koşulları değişiyor ve bu da buzulların erimesine neden oluyor. Yani kutup ayılarının yaşam alanı giderek daralıyor, bu da onların neslini tehlikeye sokmaktadır.

AYAZ: Peki bunun önüne geçemez miyiz?

AMCA: Tamamen geçemeyiz ama tabii ki dikkat edilirse bu süreci yavaşlatabiliriz, belki de tamamen kurtarırız.

KARDELEN: Bundan sonra küresel ısınmaya neden olan her şeyi daha az kullanmaya çalışacağım.

AYAZ: Aynen ben de öyle. Eee böyle böyle engel olacağız tabii.

AMCA: Aferin size gençler, keşke herkeste sizin kadar duyarlı olsa.

KARDELEN VE AYAZ: KEŞKEE.

İglolar ve Tohum Deposu

(İgloların önüne gelirler.)

AYAZ: Aaa onlar da ne öyle?

KARDELEN: Sanırım buzdan evler.

AMCA: Evet, size Arktik’te birçok yerleşim yeri ve yerli halk bulunur demiştim. İşte bunlar da iglolar, yani sizin dediğiniz gibi buzdan evler.

AYAZ: Yani şimdi insanlar bunlarda mı yaşıyorlar?

AMCA: Evet, burada iglolarda yaşıyorlar.

KARDELEN: Ayy buzdan olunca şimdi ne kadar da soğuk oluyordur içi.

AMCA: Aslında soğuk olmuyor. Giriş kısmı küçük olduğu için soğuk hava içeri giremiyor ve rahatlıkla yaşıyorlar.

AYAZ: Soğuk olmuyorsa iyiymiş ya, biz de mi yapsak bunlardan bir tane, arada gelir kalırız.

(Gülerler.)

KARDELEN: Amca burada yerli halk iglolarda kalıyorsa, burada yaşayan herkes mi öyle yapıyor?

AMCA: Güzel bir noktaya değindin Kardelen. Arktik’te Yakutlar isimli bir Türk halkı yaşamakta. “Sahalar” olarak da bilinen bu halk, yaklaşık 500.000 nüfusa sahiptir ve kullandıkları dil ise Yakut Türkçesidir.

AYAZ: Aaa demek burada yaşayan Türk topluluğu da var.

AMCA: Olmaz olur mu hiç Ayaz. Ben de varım ya, ben Türk değil miyim?

(Gülerler.)

KARDELEN: Amca, buralarda yani Arktik’te bir yerde bir tohum ambarı varmış, haberlerde görmüştüm. Onu biliyor musun?

AMCA: Evet biliyorum. Küresel Tohum Deposu’nu diyorsun sen.

KARDELEN: Aaa evet, onu diyorum.

AMCA: Burada Svalbard takımadalarında “Kıyamet Ambarı” da denilen bir yer altı tohum deposu var. Doğal bir dondurucu olan bu depoda dünyanın birçok ülkesinden ve Türkiye’den getirilen tohumlar bulunur.

AYAZ: Neden burada tohum bulunduruyorlar peki?

AMCA: Çünkü bölgesel veya küresel bir felaket sonucunda bitkilerin yok olması ihtimaline karşı tohumlar burada saklanır.

KARDELEN: Haa anladım yani herhangi bir olayda yok olan bitkinin tohumu kullanılarak bitkiler tekrar yetiştirilebilecek.

AMCA: Çok doğru anlamışsın Kardelen, bravo.

Kuzey Işıkları

(Hava kararmaya başlar.)

AYAZ: Aaa hava kararıyor, artık gitsek mi? Çok gezdik hem de yoruldum.

KARDELEN: Bence de. Amca evin çok uzakta mı? Bir adım bile atacak hâlim kalmadı da benim.

AMCA: Gideceğiz gençler gideceğiz. Acele etmeyin, önce gelin bakalım benimle. Sizi çok güzel bir yere götüreceğim.

AYAZ: Nereye gideceğiz ki?

AMCA: Sürpriz olsun. Hadi gelin.

(Deniz buzlarının olduğu ve gökyüzünün net gözüktüğü bir yere gelirler.)

KARDELEN: Neden geldik ki buraya? Sadece buz var.

AYAZ: Evet sadece buz var. Amca yoksa sen buzullarda falan mı kalıyorsun?

(Gülerler.)

AMCA: Hayır Ayaz. Sizi buraya kalmak için getirmedim, bir şey göstermeye getirdim.

KARDELEN: Eee bir şey yok ki, buz var. Onu da zaten sabahtan beri her yerde gördük.

AYAZ: Aynen katılıyorum Kardelen’e.

AMCA: Biraz daha beklememiz gerek. O sırada ben de size buzullar hakkında bir şeyler söyleyeyim.

KARDELEN: Aaa evet, Arktik’e geldik ama buzlar hakkında hiç konuşmadık.

AYAZ: Her yerde oldukları için gözümüz buza doydu herhalde, o yüzden aklımıza gelmemiştir.

(Gülerler.)

AMCA: Gençler, deniz buzları sıcaklığı yaklaşık -1,5 derecenin altına düşen deniz suyunun donmasıyla oluşur. Deniz üzerinde yüzeyden itibaren donan bir buz tabakası oluşur. Bir kısmı suyun altında kalan ve bir kısmı yüzen bu kütleye deniz buzu denir.

KARDELEN: Arktik gibi soğuk bir yerde deniz buzunun oluşması hiç de zor değil o zaman.

AMCA: Evet zor değil. Zaten Arktik’te büyük alanları kaplayan deniz buzlarının kalınlığı 5 metreye ulaşabiliyor ve bu buzlar kutup ayıları, foklar ve daha birçok hayvana avlanma ortamı hazırlıyor.

AYAZ: Penguenler mi? Ama bugün görmedim ben.

AMCA: Çünkü penguenler Antarktika’da yani sadece güneyde yaşarlar, aynı kutup ayılarının sadece kuzeyde yaşadığı gibi.

(Tam o sırada kuzey ışıkları ortaya çıkar.)

KARDELEN: Ayyy bu da ne? Çok güzel ya. Yeşil, mor, mavi… Harika renkleri var.

AYAZ: Yok artık bu ne böyle, muhteşem. Havai fişek gibi bir şey mi bu?

AMCA: Bunlar kuzey ışıkları.

KARDELEN: Kuzey ışıkları mı? Aaa duymuştum sanki.

AYAZ: Nasıl yani kuzey ışığı? Düğmesi falan mı var, basınca ışığı yanıyor kuzeyin?

(Gülerler.)

AMCA: Hayır Ayaz. Yeryüzünün manyetik alanı, Güneş’ten gelen elektrik yüklü parçacıkları kutuplara doğru yönlendirerek gökyüzünde doğal bir ışık şöleni oluşturmasını sağlar.

KARDELEN: Buna da kuzey ışığı denir, öyle mi?

AMCA: Arktik’te olana kuzey ışığı, Antarktika’da olana güney ışığı adı verilir. Bu ışıklar farklı renkte olabilirler ve bunları izlemek için sadece kutuplara yakın bölgelere gitmek yeterlidir.

AYAZ: Ne kadar şanslıyız ya, Kuzey Kutbu’na geldik ve kuzey ışıklarını gördük.

KARDELEN: Kesinlikle harikaydı. Müthiş bir şey bu. Doğada ne kadar güzellik gizliymiş öyle.

AMCA: İşte böyle, gezerek ve görerek öğrenmiş oldunuz.

Dönüş

(Ertesi gün.)

KARDELEN: Görüşürüz amca, kendine iyi bak.

AYAZ: Arada tekrar geliriz biz. Şu kuzey ışıklarının büyüleyiciliğini görmek harikaydı.

AMCA: Gelin tabii, beklerim her zaman.

KARDELEN: Çok mutluyum, Arktik hakkında bir sürü şey öğrendim.

AYAZ: Ben de. Belki ileride burada İnuitlerle beraber iglolarda yaşarım.

KARDELEN: Kim bilir, sen yaparsın cidden.

(Gülerler.)

AMCA: Gençler görüşürüz. Her zaman meraklı ve kıvrak zekânızı konuşturun olur mu?

AYAZ: (Gülerek) Tabii ki, o bizim işimiz.

KARDELEN VE AYAZ: Görüşürüzzz.

(Arktik’te öğrendikleri bilgilerle gemiye binerek Türkiye’ye doğru yola çıkarlar.)